Kuklalar ile Eğlence, Öğrenme

Geçmişten günümüze bir kültür mirasıdır kukla… Ve bu kıymetli hazinenin görünenden çok daha fazla yararı olduğunu da yapılan çalışmalar doğruluyor. Bu yazımızda kuklanın keyifli ve büyülü dünyasına, tarihçesine, çeşitlerine, eğitimde kullanımıyla ilgili önemi, gerekliliği ve ipuçlarına yer vermeyi amaçlıyorum.

Kuklalar üzerinde yapılan incelemeler kuklaların yalnız çocukları eğlendiren basit bir eğlence aracı olmadığını, eğlendirirken eğittiğini, yetişkinlerin de, kuklalara ilgi duyduklarını, toplulukların duygu ve düşüncelerini dile getirdiği ve çağın sanat anlayışını, kültürel yapısını yansıttığını göstermektedir. Kuklalar tarihin çok eski zamanlarından beri dünyanın pek çok yerinde kullanılmıştır.

Yazılı kaynaklar milattan önce ikinci yüzyılda Mısır’da ipli kuklaların kullanıldığını belirtmektedir. Kukla sözcüğünün kökenine bakıldığı zaman araştırmacılar bu kelimenin Yunanistan’da “Doll” Japonca’da “Kugutsu” olarak kullanıldığını saptamışlardır. Ayrıca bu kelimenin kökeninin Çingenelerden gelmiş olabileceği, bu kelimeyi Orta Asya ve Türkiye’ye daha sonra da Balkanlar’a tanıtmış olabileceği görüşü de bulunmaktadır.

Kukla Orta Asya kültürünün bir kalıntısıdır. Türkler, gölge oyunu ve Karagözü 16. yüzyılda tanımışlarken, kukla çok eskiden beri bilinmektedir. Tarihi kaynaklara göre Türk-Osmanlı cemiyeti içinde 16. yüzyıldan itibaren gelişen yerli gölge oyunu “Karagöz” adı ile yaygınlaşmıştır. Karagöz oyununun belli başlı iki kahramanı vardır. Bunlar Hacivat ve Karagöz’dür.

Bu iki kahraman halkın gönlünde öyle yerleşmişlerdir ki, halk onları gerçekten yaşamış kişiler olarak görmek istemiştir. Karagöz – Hacivat oyunları geçmişte halkın en beğendiği eğlence türlerinden birisi olmuştur. Zamanında hızlı bir gelişme göstererek yalnız Türkiye’de değil Türkiye dışında da birçok İslam ülkesinde, ayrıca Balkanlarda da yaygın bir eğlence türünü oluşturmuştur. (*)

Dört temel kukla çeşidi vardır:

  1. El kuklası,
  2. Çomak kuklası,
  3. Gölge kuklası,
  4. İpli kukla.

Bunların dışında eldiven kukla, yüzük kukla, parmak kukla, kaşık kukla, çorap kukla, el ve avuç içi kukla, su kuklası gibi çeşitleri de mevcuttur. Aslında etrafımızda olan her şeyi bir kukla gibi kullanmakta mümkün. Bazen bir kalem, bazen bir kumaş parçası, bazen bir diş fırçası, bazen bir oyuncak, bazen bir kutu, kukla olarak kullanılabilir. Kuklalar, sadece bir oyuncak, malzeme ve ya eşya olarak değil, her birini amacımıza ulaşmak için kullandığımız bir araç ve bir oyuncu olarak görebiliriz. Oynadıkları karaktere bürünüp, sevinir, üzülür, öfkelenir, heyecanlanır, korkarlar. Bu durum onları daha etkileyici ve canlı yapar.

Yetişkinleri dahi etkisi altına alıp, neredeyse animistik düşünceye düşüren kuklaların, çocuk gelişimi ve eğitimi üzerindeki etkilerini azımsamak haksızlık olur.

Günümüzde kuklalar özellikle okul öncesi eğitimde önemli bir yer tutmaktadır. Okul öncesi çocuklarının sosyal, duygusal gelişimlerinde, dinleme, dikkatlerini toplamaları ve sürdürmelerinde, dil becerilerinin gelişmesinde ve yaratıcılık alanında destekleyici ve geliştiricidir.

Kukla oynatmak, çocuklara kişisel ve çevresel baskılardan uzaklaştırarak duygu ve düşüncelerini ifade etme fırsatı verir. Çocuğu tanımada öğretmen ve ebeveynlere yardımcı bir tekniktir. Çocuklar kukla oynatırken kendisini mutlu eden, kızdıran ve ya üzen durumlar hakkında ipuçları verirler. Mutluluk, üzüntü, korku, şaşırma ve kızgınlık gibi duygular ile bu duygularda oluşan yüz ifadeleri arasında ilişki kurarlar. Beden dilini geliştirmeleri de kaçınılmazdır. Kuklalar, çocukların duygusal gelişimlerini desteklemesinin yanında, sosyal gelişimlerini desteklemekte de büyük rol oynar. Sosyal ortama giremeyen, çekingen kalan çocuklar bile grupla birlikte çalışma, dinleme, diğer kişilerle ilişki kurma, paylaşma, sorumluluk alma gibi becerilerini geliştirme fırsatı bulurlar.

Çocukların dili kullanma becerilerini geliştirir. Cümle kurma, yeni kelimeler öğrenme, kelime dağarcığı geliştirme, akıcı ve anlaşılır konuşma, Türkçe dil kurallarını kullanma, kendini ifade etme, espri yapma gibi becerilerine katkı sağlayacaktır.

Kukla ile oynamak, çocukların en güçlü yanlarından olan yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini de besler.

Tabii okullarda tüm bunların oluşmasındaki ortamı ve alt yapıyı hazırlayan öğretmendir. Kuklaların sınıf içinde kullanımı ile ilgili deneyimlediğim birkaç örneği sizlerle paylaşmak isterim.

• Sınıfımızın maskotu olan bir kuklamız var. Adı ‘’Pırtık’’. Pırtık bir el kuklası, aynı zamanda ellerini yönetebildiğimiz çomakları var. Pırtık zaman zaman etkinliklerimize katılır, çünkü o da bir şeyler öğrenmek ister. Etkinlik sonunda her çocuk o gün öğrendiklerini Pırtık’la paylaşır çünkü Pırtık sadece çocuklar anlatınca öğrenir. Pırtıkla her çocuk özgürce oynar, canlandırmalar yapar.

• Pırtık’ın bazı kukla arkadaşları vardır ve bazen onlarda sınıfımızı ziyarete gelir. Çocuklar, onlarla da tanışır, kendilerini ve okullarını onlara anlatırlar. Bazen bir sorun yaşamışlardır ve sınıfça probleme çözüm bulmaya çalışırlar.

• Okulumuzda oluşturduğumuz kulüp saatlerinden biri de ‘’Kuklacı Kulübü’’dür. Kuklacı kulübünün maskotu da ‘’Pırtık’’tır. Pırtık her hafta kulübe gelirken, bazı malzemeler getirir, bu malzemeler o gün yapılacak kukla ve tekniği hakkında ipuçlarıdır. Kuklacı kulübüne gelen çocuklar, hikâyeler dinler, değişik teknikler ve malzemeler kullanarak (Parmak kukla, çomak kukla, ipli kukla ve baş kuklası) kuklalar yapıp, oynatırlar.

• Serbest zaman etkinliklerinde de artık malzemelerle çeşitli kuklalar yapmalarına rehberlik edilip, desteklenir. Birçok çocuğumuzun kendi üretimi olan bir kukla koleksiyonu oluşturduklarını söyleyebilirim.

• Matematik etkinliklerinde de kuklalar önemli yardımcılarımızdır. Örneğin; çocukların parmaklarına çizdiğimiz yüzlerden oluşan, parmak kuklaları ile ‘parmak çocukların’ hikâyeleri ile arttırma eksiltme çalışmaları yaparız. (Parmak çocuklar o gün hep birlikte pikniğe gittiler, serçe parmak çocuk su doldurmaya gitti, başparmak çocuk top oynamaya, kaç parmak çocuk hala oturuyor? vb. hikâyelerle renklendirilmiş etkinlikler örnek verilebilir.)

Bir kukla edinirken ve oynatırken dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları da eğitimci ve ebeveynlere yardımcı olacaktır.

• Çocukların kuklanın yaptığı hataları düzeltmesine imkân tanıyın. Bir toplama veya heceleme hatasını düzeltebildikleri zaman, üzerlerindeki baskı azalacak, çocukların öğrenmek için ihtiyacı olan alan açılacaktır.

• Utangaç veya çekingen çocuk kendisine “ilgi” gösteren bir kukla ile büyüklerle paylaşmadığı şeyleri konuşacaktır.

• Kullanacağınız kuklaya göre hangi hareketlerin uygun olacağını düşünün. Bu çok bariz görünse de, inandırıcılık, kuklacılık için çok önemli bir unsurdur.

• Uzun diyalog ve hareketlerden kaçının. Etkin davranış biçimi veya destekleyici eşyaların kullanımı kelimelerden daha güçlü olacaktır.

• Büyük bir kuklayı örneğin hikâye zamanında kullanarak, kitabın dramatik etkisini arttırabilirsiniz. Kuklanın dizinizde oturmasına izin verin. Hikâyenin önemli noktalarına tepki verebilir, sayfaları çevirmenize yardımcı olabilir.

• Bir kukla haftalık “misafiriniz” olabilir ve çocuğa son görüşmelerinden bu yana neler yaptığını anlatır. Güncel konunuz ile ilgili bir eşya getirip (sonbaharda kozalak gibi) çocukların incelemesine izin verebilir.

• Kuklanız ile kuracağınız göz teması çok önemlidir. Birbirimiz ile konuşurken gözlerimize bakarız. Kuklanız ile konuşurken de bunu yapmalısınız.

• Çocukların dikkatini çekebilmek için profesyonel kuklacı veya vantrilok olmanıza hiç gerek yok. Ağız hareketleri yapabilen bir kukla kullanıyorsanız çocuklar dudaklarınızı değil, onu takip edeceklerdir. Onlar kuklanın canlı olmasını isterler, eğer siz onu konuşturduğunuzu saklamazsanız, çocuklar da bu gerçeği öne çıkartmak için bir neden aramayacaklardır.

• Bir ayna karşısında çalışın. Kuklanıza aşina olun.

• Kuklanın illa konuşmasına gerek yoktur. “Üzgünüm kurbişin sesi kısılmış” veya “Filo çok çekingen sadece bana fısıldayacak” şeklinde bir açıklama yapın. Artık sadece hareketlerine odaklanmakta serbestsinizdir.

• Çocuğun kuklayı İlk ortaya çıktığından “evine” dönene kadar hep canlı gördüğünden emin olun.

• Hızlı ileri geri bakış endişe ifade eder.

• Hızla iki kez ileri geri bakış şaşkınlığı ifade eder.

• Ters yöne bakan sabit gözler ve kafa kızgın olduğunu, reddettiğini gösterir.

• Size ve başka yöne yavaş hareketlerle bakacak olduğunda utandığını veya darıldığını anlatır.

• Başının düşmesi üzüntüyü, yavaş hareketleri ise uykusunun geldiğini gösterir

• İnat ettiğinde başını dik yukarı kaldırır.

• Kuklanız çocuklara bakar ise onlar da ona bakacaklardır.

• Kuklanızın ağız hareketlerini, konuşmanız ile doğru senkronize etmeniz inandırıcılığını arttıracaktır. Kuklanızı hep, ancak kendinizi rahat hissettiğinizde kullanın. Keyfini çıkartın (**)

Bu yazıda kuklaların tarihçesi, çeşitleri, eğitime katkıları, ilgili örnekleri, kukla oynatımında dikkat edilmesi gereken noktaları sizlerle paylaştım. Buradaki ipuçları ve bilgilerden yararlanarak, sizlerin de fikirleriyle ve yaratıcılıklarıyla çeşitlenecek ve eğitime katkı sağlayacak sayısız etkinlikle oyunla öğrenmeye ortam hazırlayabiliriz.

Evrim İNCE KARAÇORLU

Kaynaklar:
• (*)http://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/cocukgelisim/moduller/kuklalar.pdf
• (**) http://www.cocuklahayat.com/2008/11/cocuk-egitiminde-kuklanin-onemi-ve-10-super-oneri/
• http://www.e-psikiyatri.com/COCUK-EGITIMINDE-KUKLANIN-ONEMI-20695