Howard Gardner 5 Akıl Teorisi

Howard Gardner “Good Work” adlı kitabında geleceği oluşturacak 5 akıldan bahsetmektedir. Howard Gardner, teorisini ‘geleceği inşa edecek 5 akıl’ olarak sunuyor. Sizlerle Gardner’ın 2009 Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde vermiş olduğu konferanstan kısa alıntıları paylaşmak istiyoruz.

Gardner Good Work adlı kitabından bahsederek, iyi bir iş için 5 akıldan bahsetmektedir. 3 tanesi bilişsel, (Disiplin – Sentez – Yaratıcılık)2 tanesi insan ilişkilerinden (Saygı – Etik) oluşmaktadır.

Gardner, biz eğitimcilerin, bu akılların gelişimsel olarak birbirine bağlı olduklarının farkında olmamız gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca bu 5 aklın birbiriyle çok uyumlu olmadığını, aralarında çelişki olduğunu da ekliyor.

Tüm bu konulara girmeden sizlere bu 5 aklı açıklayacağız.

Disiplinli Akıl:
Bir ya da birkaç alana özgü düşünme biçimlerinde ustadır. Her alanın, sanat alanının ya da mesleğin kendine özgü kavrama biçimi vardır. Pek çok alanda sadece bir alanda yetkinleşme süreci on yıla kadar uzayabilmektedir. Disiplinli akıl, bilgi ve becerileri geliştirmek için sürekli emek harcaması -çalışması- gerektiğini bilir. En az bir alanda uzmanlaşmayan kişiler başkalarının çizdiği yoldan gitmeye mahkumdur.

Sentezci Akıl:
Gereksinimi olan verileri farklı kaynaklardan elde etmeyi bilir. Bu verileri anlamlandırıp değerlendirirken nesnel ölçütler kullanır ve bunları hem kendisi hem de başkaları için anlamlı olacak şekilde bütünleştirir. Bilgiler ve bilgelerle ilgili veriler başdöndürücü hızla artmaya ve değişmeye devam ettiği için gün geçtikçe sentezleştirme yetisi önem kazanır.

Yaratıcı Akıl:
Disiplin ve sentez üzerinde yükselen yaratıcı akıl, yenilik peşindedir. yeni fikirler ortaya koyar, sorulmamış sorular sorar, yeni düşünme tarzları geliştirir, sıra dışı sonuçlara ulaşır. Keşfedilmemiş sulara demir atan yaratıcı akıl en karmaşık bilgisayar ve robotların bile bir adım önüne gider.

Son 10 yıldır üzerinde durduğu;

Saygılı Akıl:
Günümüzde hiç kimsenin kendi kabuğuna ya da yaşadığı köye kapanıp bir hayat süremeyeceği herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Saygılı akıl, bireyler ve gruplar arasındaki farklılıkları görür ve bunları hoşgörü ile karşılar. Ötekileri anlamaya çalışır. Ve onlarla işbirliği kurmanın yollarını araştırır. Herkesin herkesle bağlantılı duruma geldiği dünyamızda hoşgörüsüzlük ve saygısızlık artık insanlık adına geçerli seçenekler değildir.

Etik Akıl:
Saygılı akıldan daha soyut bir düzeyde hareket eden etik akıl ise, kişinin kendi çalışmasının doğasıyla içinde yaşadığı toplumun ihtiyaç ve talepleri üzerinde kafa yorar. Bu akıl tipi, çalışanların kişisel çıkarların ötesinde amaçlarla nasıl hizmet edeceklerini ve halkın herkesin esenliği ile özveriyle çalışabileceklerini kavramıştır.

Tüm bu açıklamaların devamında, “İyi bir iş.” tanımlar.
İyi bir işi; Mükemmellik – Taahhüt – Etik üçlemesinin bir arada olmasıyla açıklar. Bu üçlüyü şöyle tanımlar;
Mükemmellik: İşinde Uzmanlık Seviyesi
Taahhüt: Bir Şeyi Yapmak İsteği
Etik: Bir iş sorumluluklar çerçevesinde sosyal, makul bir ahlaki yöntemle gerçekleştirilmelidir.

Gardner’a göre bu üçlü sarmal, bir arada olmak zorunda fakat bu hiç kolay değil. Çünkü, bazı insanlar mükemmelken etik olmayabilir, bazı insanlar etik davranırken istekli değildir. Fakat iyi bir çalışan; üçlü bir burma gibidir. Buna Gardner, sarmal olarak durumu şeklen DNA’ya benzetse de bu duruma ENA demektedir. Ayrıca, Empatiyi de bu üçlünün yanına katıp katmamayı düşünmekte olduğunu belirtir.

Gardner birkaç yıl önce bir grup gençle çalıştığını aktardı. Bu gençler geleceğin liderleri olabilecek, başarılı olma yollarını tırmalayan kişilerdi. Sonrasında canını sıkan durumdan bahsederek, bu gençlerden bazılarının, iyi bir çalışan olmak istediklerini, iyi bir iş yaparken iyi çalışanları işe alacaklarını söylediklerini belirtmişti. Buna rağmen şu anda iyi bir çalışan olmak istemediklerini eklemişlerdi. Çünkü zengin, güçlü ve başarılı olmak istiyorlarmış. Açıklama olarak, akranlarını izlediklerini, onların statüleri için ödünler verdiklerini, onlara karşı savaşı kaybetmek istemediklerini ifade etmişlerdi.

Geçtiğimiz senelerde ABD’de bir analizi aktardı.
Amerika’ya 3M hakimdir:
Money – Para
Market – Pazarlama
Me – Ben

Gardner bunu 90 derece ters çevirerek, 3E olarak tanımlar.
Excellence – Mükemmellik
Empati
Etik

Ve yine bunu 90 derece döndürdüğünde W
We – Biz olarak tanımladı.

Yazımızın başındaki çelişkiyi ise şöyle açıklar;

Örnek 1;
Bir iş arkadaşınız var ve ona saygı duyuyorsunuz fakat etik davranmıyor. Görmezlikten mi geleceksiniz, onunla yüzleşecek misiniz, ispiyonlayacak mısınız?
Bu Gardner’a göre saygı ile etik arasında bir çelişkidir.

Örnek 2;
Bir öğrencisiniz, öğretmeniniz var. Çok iyi çalışıyorsunuz ve yaratıcısınız. Yeni şeyler düşünebiliyorsunuz. Bu, öğretmeninizin ve ya akıl hocanızın örneğini çürütebilir.
Bu Gardner’a göre saygı ve yaratıcılık arasındaki çelişkiyi göstermektedir.

Gardner’a göre bu akılları sentezlemek çok güçtür. Bizler eğitimciler olarak öğrencilerimizi bu 5 aklı önemseterek yetişmelerine zemin hazırlayabiliriz. Gerçi, çocuklar yaşantılarında birçok hile – yalan içinde bulunurlarken bir çelişki yaratacağız fakat yine de gelecek nesil için buna göğüs gerebiliriz.

Psikolog Gülay Ayışığı Yontar