Anaokulunda Karma Yaş Eğitim Modeli

Çocuktan çocuğa gelişimsel bir fırsat: Anaokulunda Karma Yaş Eğitim Modeli

Anaokulu, çocukların ailelerinden sonra, sosyalleşme sürecindeki ilk sosyal etkileşim ortamıdır. Anaokulu kar tanesi gibi birbirinden farklı onlarca çocuğun gelişiminin desteklendiği ortak yaşam alanıdır. Çocuklar nitelikli anaokullarında farklılıklarıyla uyum içinde yaşamayı, farklılıklarını birbirlerini zenginleştiren gelişimsel fırsatlar olarak kullanmayı öğrenirler. Anaokulu ortamında çocuklar tüm yaşamlarını etkileyecek çok sayıda ve çok çeşitli iletişim modelleriyle karşılaşırlar, farklı ilişkileri yaşarlar ve bu ilişkiler aracılığıyla paylaşma, yardımlaşma gibi birçok sosyal becerilerini geliştirirler. Anaokulu ortamında çocuklar “akran ilişkileri” vasıtasıyla sadece sosyal becerilerini geliştirmezler aynı zamanda zihinsel gelişim alanlarıyla ilgili olarak da destek bulurlar. Çocuklar birbirlerinin etkin öğrenmesindeki kolaylaştırıcılardır. Çocuklar birbirlerine öğretirler. Çocuklar için, okula başladıktan sonra rol modelleri olarak anne ve babalarının yanı sıra öğretmenleri ve akranları da önem kazanır. Çocukların birbirleri üzerinde güçlü sosyal etkileri vardır. Çocuklar birbirlerine bir şey öğretirken çocuk dilini kullanırlar. Bu dil çocuklara güven ve huzur verir. Çocuklar sadece öğretmenlerinden öğrenmezler. Akranlarıyla birlikte oynayarak, konuşarak, onların yaptıklarını izleyerek de öğrenirler. Farklı yaşlardaki çocuklar farklı bilgilere ve farklı deneyimlere sahip olduklarından farklı seviyelerde öğrenme kapasitesindeki çocukların öğrenme gereksinimlerinin karşılanması da daha kolay olur. Yani bu çeşitlilik, çocuklar için adeta bir uyarıcı zenginliği sunar ve her çocuk kendi seviyesinde bir öğrenme yolu bulma şansı yakalar. Farklı seviyelerde öğrenme performansı gösteren çocuk için öğrenmenin sadece tek bir modele bağlı kalmaması, karma yaş sınıflarının en güçlü yönüdür.

Karma yaş sınıfları çocukların değişen gereksinimlerini karşılama konusunda çok sayıda seçenek sunar. Bu bir anlamda öğrenme ortamının yaratıcılığını da yansıtır, çünkü çocukların her birinin öğrenmesini sağlamak için öğretmenin de çok seçenekli düşünmesi ve farklı öğretim yöntemlerini ve farklı eğitsel materyalleri kullanması zorunluluğu vardır. Geleneksel okullarda aynı yaş grubunun öğretmenliğini yapan öğretmenler çocukları yönlendirmede tek bir öğretim yöntemine odaklanırlar, oysaki çocuklar aynı yaşta olsalar dahi farklı öğrenme gereksinimleri nedeniyle öğretmenin kullanacağı öğretim yöntemleri açısından çeşitliliğe yer vermesine ihtiyaç duyarlar. Karma yaş grubu öğretmenleri bu yaratıcılığı doğal bir şekilde yapmak durumundadırlar. Üstelik çocuklar her zaman büyük gruplar içinde öğrenemezler bazen bireysel bazen ikili eşli ya da bazen de küçük gruplarda düzenlenen öğrenme ortamlarında daha etkili öğrenebilirler.

Karma yaş grubu öğretmeni bu uygulamanın temel prensiplerinden biri olarak, çocukları farklı öğrenme gruplarında yönlendirmek durumundadır. Bu da çocuk için zengin bir öğrenme deneyimi sağlaması açısından çok değerlidir. Bu şekilde çocuklar hem kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenmeyi öğrenirler hem de grup içinde beraber öğrenmenin gereklerini yerine getirmede ustalaşırlar. Böylece öğrenmenin birçok yolu olduğunu da farkına varırlar.

Çocuklar yaşamlarının ilk yıllarında çevrelerinde olup bitenlere karşı yüksek düzeyde ilgi ve merak duygusu içindedirler. Yetişkinler için çocuk gibi düşünmek zordur, oysaki çocuklar birbirlerini anlamada doğal bir yatkınlığa sahiplerdir. Öğretmenler çocukların dilini anlamayı ve konuşmayı biliyor olabilirler fakat anadili çocuk dili olan bir çocuk, kendi dilini kullanarak diğer bir çocuğa onun seviyesinde deneyimlerini etkileşim yoluyla daha kolay ve daha uygun bir seviyede aktarabilir. Çocukların dünya hakkındaki görüşleri, soruları, sorulara verdikleri yanıtlar, davranış özelikleri onları birbirine yakınlaştırır. Karma yaş gruplarında büyük çocuklar küçük çocuklar için lider rolü üstlenirler. Küçük çocuklar ise kısa bir süre sonra kendilerinden daha küçük çocuklar için nasıl davranacaklarına ilişkin rollerinin içselleştirmesiyle zenginleşirler. Yani, karma yaş sınıflarında çocuklar çocukları zenginleştirir, birbirlerinin iyi hissetmelerini sağlayan çocuklar için olumlu duyguların gelişmesi de çok kolay ve çok doğal bir şekilde gerçekleşir. Başkasına yardım etme fırsatı bulan çocuk kendisinin yararlı olduğu duygusunu geliştirir ki bu da çocukların kişilik gelişim sürecinde olumlu benlik algısı geliştirmede çok önemlidir.

Bu süreçte engelli çocukların normal gelişim gösteren çocuklarla bir arada olması da karma yaş sınıflarında çok daha kolay ve etkili bir şekilde gerçekleştirilebilir, karma yaş sınıflarında çocuklar zaten gelişimsel olarak farklı düzeylerdedirler. Engelli bir çocuk da bu farklılıkların bir başka boyutundadır. Çocuklar karma yaş sınıflarında farklılıklara alışıklardır. Bu nedenle karma yaş sınıfları engelli çocuklar için pedagojik değeri çok yüksek bir fırsattır.

Çocuklar, anaokulu yaşantısı içinde gerçek yaşam deneyimlerinin ilk provalarını da yaparlar. Günlük yaşamda farklı yaşlardaki kardeşler, kuzenler, komşular, sokak arkadaşları ile beraber oynayan çocuklar için ortaya çıkan bu doğal ortam çocukları sosyal, zihinsel ve duygusal açıdan destekler, besler. Çocuklar sosyal ve zihinsel gelişim seviyeleri ile farklılıklar gösteren akranlarıyla beraber olduklarında, sosyal dünyanın ilişkilerini anlamaya ve kendilerini bu farklılıklarla baş etmeye hazırlamaya başlarlar.

Anaokullarında farklı yaş gruplarında ve farklı gelişimsel becerilerde olan çocukların bir arada eğitim aldığı karma yaş sınıflarında sosyal dünyanın gerçekleriyle ilk yüzleşme yaşanır. Çocuklar yaşam boyu farklı yaşlardaki, farklı ilgilerdeki bireylerle birlikte yaşarlar ve her birey bir diğeri için model oluşturur. Sosyal bir dünyada var olabilmek için birçok farklı kişiyle bir arada olma, onları anlama, kendini ifade etme, yardım isteme, yardım alma, yardım etme, iletişim başlatma ve iletişimi sürdürme, başkasına istediğini yaptırma, başkasının istediğini yapma, bekleme, sabretme, erteleme vb gibi becerilere sahip olmak gerekir, bu becerilerin gelişmesi karma yaş sınıflarında çok daha kolay gerçekleşir. Çünkü farklı yaştaki çocukların davranış repartuarı da çok farklıdır ve bir grup içinde ilişkiyi sürdürebilmek için bu becerileri edinmek zorunluluktur. Ortama uyum sağlam süreci çocuğu olgunlaştırır ve problem çözme becerilerini geliştirmesine yardımcı olur.

Çocukların anaokulundan yararlanması birbirleriyle etkileşiminin kalitesinden doğrudan etkilenir. Çocuklar akran iletişiminde tatmin edici deneyimler edindiklerinde bu sadece onların mutlu bir okul yaşantısı geçirmelerine neden olmaz onların yaşam ve okul başarılarına da zemin oluşturur. Çocuklar birbirleriyle dostça, barış anlayışıyla kaynaştıklarında olumlu bir okul iklimi yaratılmış olur ve böylesi sıcak bir ortamda çocuklar daha kolay öğrenebilirler. Aidiyet duygusu gelişen çocuklar kendilerini duygusal olarak emniyette hissedecekleri için yeterlilik duygusu ve öz güven geliştirmeleri de mümkün olur. Arkadaşlar arasında kurulan güvene dayanan bağlılık ilişkisi, yaşam boyu tüm sağlam ilişkilerin temelini de oluşturur.

Erken çocukluk yaşlarındaki 3 – 6 yaşındaki çocukların gelişimsel özellikleri dil, bilişsel- zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel, küçük ve büyük kas motor- hareket gelişimi ve öz-bakım becerileri açısından incelenir. Çocukların takvim yaşları itibariyle temel gelişimsel özellikler göstermesi beklenir. Çocukların her biri farklı aile özgeçmişi, farklı anne baba kişilikleri, aile modelleri ve ebeveynlik tutumlarının yansıması ile kendilerine özgü kişiliklerini geliştirirler. Çocuklar aynı yıl, ay ve gün de doğmuş olsalar bile doğuştan getirdikleri biyolojik yatkınlıklar, sosyal çevre etkileri gibi farklılaşan olanaklar nedeniyle bireysel farklılıklar gösterirler. Bu durum, çocukların yaşlarıyla uyumlu genel özellikler açısından gelişim seviyelerinin altında ya da üstünde gelişimsel özellikler göstermelerine neden olur. Bu bağlamda, çocukların her biri yaşlarına özgü ortak gelişimsel özellikler gösterse de birbirlerinden çok farklı gereksinimler, ilgiler ve gelişimsel özellikler sergilemesi de beklenen doğal bir süreçtir. Örneğin çocukların doğumdan itibaren uyarıcılar yönünden zenginleştirilmiş sosyal ve entelektüel bir aile ortamı içinde bulunması bu şekilde duyularının erken yaşlardan itibaren uyarılması, anne babaların çocuk yetiştirme tutum ve alışkanlıkları çocukların sağlıklı gelişiminin referanslarını oluşturur.

Çocuklar arasındaki bu gelişimsel farklılıklar, ilgiler ve gereksinimler anaokulunun doğal zenginliğini oluştururken birbirleri için doğal ve etkili öğrenme modelleri de sunar. Çocuklar öğrenme ilgileri, öğrenme hızları, öğrenme stilleri açısından çok geniş bir yelpazede dağılım gösterirler. Bir çocuk matematiksel mantıksal öğrenme deneyimlerine yüksek ilgi gösterirken bir başka çocuk için bu alan hiç ilgi çekici gelmeyebilir. Çocukların farklı öğrenme kapasiteleri ve öğrenme stilleri çocuklar için öğrenmeyi öğrenmenin en güvenli yoludur. Çocukların dikkat sürelerinin farklı olması ve farklı şeylere ilgi duyması da farklılıklara uyum sağlamayı ve farklılıkları kabul etmeyi öğreten gerçek bir yaşam deneyimidir. Karma yaş gruplarında çocuklar çok farklı seviyelerde ilgi alanı ve dikkat performansıyla karşılaşırlar bu çocukların kendilerini tanıması için de gelişimsel fırsattır. Yapılan çok sayıdaki bilimsel çalışma karma yaş grubunda eğitim alan çocukların izole yaş grubunda eğitim alan çocuklara kıyasla akademik başarılarının, dil gelişim performanslarının ve sosyal uyum davranışlarının daha üst düzeyde olduğunu desteklemektedir.

Karma yaş gruplarında okula yeni başlayan çocuklar mutlaka kendilerinden önce okula başlamış tecrübeli çocuklarla karşılaşırlar. Bu çocukların okul tecrübesi yeni çocukların okula güven duymasında, kendilerini okula ait hissetmesinde çok ikna edicidir. Hatta ilk okul günlerinin uyum sorunu yaşanmadan atlatılmasında okula daha önce başlamış bu çocuklar bir yetişkinden daha etkili rol oynarlar çünkü çocuklar birbirlerinin gereksinimlerine karşı çok duyarlıdır, birbirlerinin duygularını ve düşüncelerini anlamada, kendilerini onların yerine koymada yetişkinlerden daha doğal tepkiler gösterirler. Çocukların okula alışmasında karma yaş grubundaki çocukların çeşitliliği çocukların kendilerini yakın bulacakları bir model bulma olasılığını artırır.

Prof. Dr Belma Tuğrul

Kaynakça: Kök Yayıncılık Çoluk Çocuk Anne-Baba-Eğitimci Dergisi